‘Çevre Danışmanlığı Hizmeti’ nedir?

Çevre İzin ve Lisans Yönetmeliğin Ek-1 ve Ek-2 listesinde yer alan işletmeler ,faaliyetleri sonucu çevre kirliliğine neden olan ve/veya neden olabilecek ve Çevre Kanununa göre yürürlüğe konulan düzenlemeler uyarınca izne ve denetime tabidir. Bu kapsamda kurum, kuruluş veya işletmelerin faaliyetlerinin mevzuata uygunluğunu, alınan tedbirlerin etkili olarak uygulanıp uygulanmadığını değerlendiren, tesis içi aylık incelemeler yapan ve yıllık iç tetkik programları düzenleyen, işletme adına çevre izin ve lisans belgelerine başvuran, başvuru konusu ilgili mevzuata uygun teknik bilgi, belge ve raporları hazırlayan bakanlık tarafından yetkilendirilmiş çevre danışmanlık firmalarının sunduğu hizmettir.

‘Çevre Danışmanlığı Hizmeti’ni almak zorunda mıyız?

Çevre İzin ve Lisans Yönetmeliği kapsamında ; Ek-1 listesinde yer alan faaliyet veya tesisler, çevre yönetim birimlerini kurmak ya da yetkilendirilmiş çevre danışmanlık firmalarından çevre yönetimi hizmeti almak, Yönetmeliğin Ek-2 listesinde yer alan tesisler ise, en az bir çevre görevlisi istihdam etmek ya da yetkilendirilmiş çevre danışmanlık firmalarından çevre yönetimi hizmeti almak veya çevre yönetimi birimi kurmak zorundadır.

‘Çevre Görevlisi’nin yükümlülükleri nelerdir?

  • Tesis veya faaliyet bünyesinde;
  • Çevre yönetimi faaliyetlerini mevzuata uygun bir şekilde yürütmek ve koordine etmekle,
  • Yürütülen çalışmaları düzenli aralıklarla izleyerek ilgili mevzuatta belirtilen yükümlülüklerin yerine getirilip getirilmediğini tespit etmekle,
  • Yılda bir defadan az olmamak üzere ilgili mevzuat hükümlerine göre iç tetkik gerçekleştirmek ve iç tetkik sonucunda bir rapor hazırlamakla, bu raporu tesis veya faaliyet sahibine/ sorumlusuna sunmak ve tesis veya faaliyet bünyesinde muhafaza edilmesini sağlamakla,
  • Uygunsuzluk tespit edildiğinde tesis veya faaliyetin sahibine/ sorumlusuna uygunsuzluğun giderilmesi için önerilerde bulunmak ve uygunsuzluğun giderilip giderilmediğinin takibini yapmakla,
  • Çalışanlara çevresel konularda bilgilendirici eğitim çalışmaları yapmak ve özendirici faaliyetler düzenlemekle,
  • Tesis veya faaliyetlerin çevresel konularda alması gereken izin, lisans ve belgeleri alma, güncelleme ve/ veya yenileme çalışmaları yürütmekle,
  • İstenecek bilgi ve belgeleri belirtilen formatta; zamanında ve eksiksiz olarak iletmekle,
  • Bakanlık veya İl Çevre ve Şehircilik Müdürlüklerince yapılacak denetimler sırasında;Tesis veya faaliyette hazır bulunmakla,İstenen bilgi ve belgeleri sağlamakla,
  • Öğrendikleri ticari sır mahiyetindeki bilgileri saklı tutmakla yükümlüdür.

‘Geçici Faaliyet Belgesi’, ‘Çevre İzni’, ‘Çevre Lisansı’ gibi terimler ne anlama gelmektedir?

Çevre İzni: Çevre Kanunu uyarınca alınması gereken; emisyon, deşarj, gürültü kontrol, derin deniz deşarjı ve tehlikeli madde deşarjı konularında en az birini içeren izni,

Çevre İzin Belgesi: İşletmeler için hava, su ve toprak gibi alıcı ortamları korumak amacıyla ilgili mevzuat uyarınca verilecek belgeyi,

Çevre Lisansı: Atıkların toplanması, geri kazanılması, geri dönüşümü ve bertaraf edilmesine ilişkin teknik yeterliliği,

Geçici Faaliyet Belgesi: İşletmecinin çevre izni veya çevre izin ve lisans başvurusu yaptığında, faaliyeti esnasında ilgili mevzuata uygun olarak çalıştığını belgelemesi için belirlenecek süreler için tesise verilen belgeyi ifade etmektedir.

‘Çevre İzni’ almak için ne yapmam gerekir?

İşletmelerin kuruluş aşamasından itibaren almak zorunda oldukları çeşitli izin ve lisansların başvuruları tek bir noktadan yapılmakta, bu başvurular yetkili merciler tarafından incelenerek uygun bulunması durumunda yine tek bir noktadan onaylanmaktadır.

Yönetmelik gereği, işletmelerin yapacakları başvurular ile aylık, yıllık izleme ve değerlendirme sürecini işletmeler adına bakanlık tarafından yetkilendirilmiş Yetkili Çevre Danışmanlık firmaları yapmaktadır.

‘Çevre Danışmanlık Firması’nın yükümlülükleri nelerdir?

Çevre Danışmanlık firmaları, Çevre Görevlilerinin yükümlülüklerine ek olarak;

  • İlgili Çevre görevlisinin hizmet verdiği tesis ve faaliyetlerde; Çevre İzin ve Lisans Yönetmeliğinin Ek-1 listesinde yer alanlar için ayda en az iki, Ek-2 listesinde yer alanlar için ayda en az bir tam gün çalışılmasını sağlamakla,
  • Hizmet alımı sözleşmesi yapılması veya feshedilmesi durumunda, hizmet verdiği tesis veya faaliyeti en geç 20 iş günü içerisinde yetkili makama bildirmekle yükümlüdür.

‘Geçici Faaliyet Belgesi’nin ve ‘Çevre İzin Belgesi’nin geçerlilik süresi nedir?

Geçici Faaliyet Belgesi alındıktan sonra 1 yıl süreyle tesisin faaliyeti esnasında ilgili mevzuata uygun olarak çalıştığını belgelemektedir. Bu belge alındıktan sonra 6 ay içinde Çevre izin konusunda başvuru yapılması gerekmektedir. Çevre izin belgesi nin geçerlilik süresi 5 yıl dır. İşletmeler belge geçerlilik süresinin sona ereceği tarihten en az 180 takvim günü önce başvuru yapmak ve beş yıllık süre dolmadan yeniden çevre izni veya çevre izin ve lisans belgesi almak zorundadır.

Tesisimde üretimden kaynaklanan herhangi bir atık su oluşumu söz konusu değil, sadece hava emisyonu izni alamaz mıyım?

Yönetmelik gereği artık atık su, emisyon vb. parametrelerden tekil izinler almak yerine tek bir çevre izni alma yükümlülüğü ortaya çıkmıştır. Mevcut bulunan deşarj, emisyon vb. izinlerden herhangi birinin izninin bittiği ilk tarihten itibaren tesis bu kapsamda çevre izni almak zorundadır. Tesisinizde atık su oluşmaması durumunda emisyon kapsamında çevre izni almanız gerekmektedir.

Hangi tesisler ‘Gürültü İzni’ kapsamındadır?

Çevre İzin ve Lisans Yönetmeliğin Ek-1 Ve Ek-2′sinde yer alan ve yanında ” * ” işareti bulunmayan aynı zamanda 4 Haziran 2010 tarihli ve 27601 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Çevresel Gürültünün Değerlendirilmesi Ve Yönetimi Yönetmeliği’nin 33 Üncü Maddesinin (Ç) bendi ile getirilen muafiyet kapsamına girmeyen faaliyet ve tesisler için çevre izni veya çevre izin ve lisansı kapsamında gürültü ile ilgili değerlendirmenin yapılması gerekmektedir.

Atık Envanteri’ konusunda bildirim nasıl yapılmaktadır? Son bildirim tarihleri nelerdir?

Atık envanteri bildirimlerini, kısaca piyasaya sürülen ambalaj bildirimi, tehlikeli atıkların bildirimi, atık yağ bildirimi ve tehlikesiz atıkların bildirimi olarak sınıflandırabiliriz. Geçmiş yıla ait takibi yapılan atık miktarlarının elektronik ortamda bildirilmesi ve sistem dökümünün İl Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü’ne sunulması gerekmektedir. Ambalaj ve Tehlikeli Atık gibi elektronik ortamda yapılan bildirimler için İl Çevre ve Şehircilik Müdürlüklerine şifre ve kod talebiyle müracaat edilip sistem kayıtlarının yapılması gerekmektedir.

Tesisimizde Oluşan Atık Yağlarımızın Analizini Her Sene Yaptırmamız Gerekiyor Mu? Geçerlilik Süresi Nedir ?

Atık Yağların Kontrolü Yönetmeliği Madde 15 in 1.bendinde; Kullanılan yağ türünde değişiklik yapılmaması durumunda atık yağ kategori analizleri atık üreticisi tarafından bir kez yaptırılarak Atık Yağ Beyan Formuyla Bakanlığa beyanda bulunulur. (işletmede kullanılan yağ türünün ve yağın işlem gördüğü prosesin değişmiyor olması kaydıyla bir defa yaptırılması yeterlidir.) Atık yağ kategori analizleri yetkilendirilmiş kuruluşlar, işleme veya bertaraf tesisleri tarafından yaptırılmış olan atık yağ üreticileri, tekrar bir analiz yaptırmaya gerek olmadan bu analizleri kullanabilir. Atık yağ kategorisini etkileyecek koşulların oluşması durumunda atık yağ analizi yenilenerek Bakanlığa bilgi verilmesi zorunludur.

Atık Yağım Var Ne Yapmalıyım?

3 tane yöntem vardır. Bertaraf: Atık Yönetimi Genel Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin Ek–2 sinde yer alan işlemlerden herhangi birisi yapabilir.( D1-D15 arası işlemler: derine enjeksiyon, yüzey doldurma, düzenli depolama, yakma) Enerji Geri Kazanımı: Atık yağların mevcut yakıta ilave edilerek lisanslı tesislerde enerji amaçlı kullanımını yapılabilir. Geçici depolama: Atık yağların üreticileri tarafından faaliyet sahası içinde geçici olarak muhafaza edilme işlemini veya yağ üreticisi tarafından atık yağ üreticisi ile birlikte atık yağların toplanması amacıyla perakende satış ve/veya yağ değiştirme yerlerinde geçici muhafaza etme işlemini yapabilir.

 

  1. a) Atık yağ üreticisinin yapması gerekenler nelerdir? Atık yağ üretimini en az düzeye indirecek şekilde gerekli tedbirleri almakla, Atık yağ analizlerini 15 inci maddeye uygun olarak yapmak veya yaptırmakla, atık yağları kategorilerine göre ayrı ayrı 18 nci maddede belirtilen şekilde geçici depolamakla, Tesisten kaynaklanan farklı kategorideki atık yağları birbirleriyle,PCB ve diğer tehlikeli atıklarla karıştırmamakla, tehlikeli atıkla kirlenmiş yağların bertarafı için Tehlikeli Atıkların Kontrolü Yönetmeliği hükümlerine uymakla, Atık yağların lisans almış taşıyıcılar vasıtasıyla lisanslı işleme ve bertaraf tesislerine gönderilmesini sağlamakla, Atık yağların tesis dışına taşınması durumunda Ulusal Atık Taşıma Formunu doldurmakla, Yönetmeliğin 26 ncı maddesine göre kayıt tutmakla ve EK-2’de yer alan Atık Yağ Beyan Formunu doldurarak takip eden bir sonraki yılın Şubat ayı sonuna kadar il çevre ve orman müdürlüğüne göndermekle, Atık yağların taşınmasında üretici ile işleme veya bertaraf tesisi işletmecisi arasında “uyuşmazlık çıkması halinde”, bu uyuşmazlık giderilemezseon beş gün içindeuyuşmazlığı il çevre ve orman müdürlüğüne ve Bakanlığa bildirmekle, bu süre içinde uyuşmazlığa konu olan atık yağları kendi depolarında muhafaza altına almakla

 

  1. b) Atık yağ kategorileri nelerdir? Atık yağların kontrolü yönetmeliği Ek–1 e göre atık yağ kategorileri ve müsaade edilen kirletici parametre sınır değerleri I. Kategori Atık Yağ: Bu kategoride yer alan atık yağlardaki PCB, toplam halojen ve ağır metal gibi kirleticiler sınır değerlerin altındadır. Bu kategorideki atık yağların öncelikle “rejenerasyon ve rafinasyon yolu” ile geri kazanımlarının sağlanması gerekmektedir. Bu kategorideki yağlar 21 nci maddede belirtilen koşullar nedeniyle “enerji geri kazanımı” amacıyla kullanılabilir. II. Kategori Atık Yağ: Bu kategorideki atık yağlar Bakanlıktan lisans almış tesislerde enerji geri kazanımı amacıyla kullanıma uygun atık yağlardır. Ancak klorür, toplam halojen ve PCB parametreleri aşılmayan endüstriyel atıkyağların rejenerasyon ve rafinasyon yoluyla geri kazanımı mümkündür. III. Kategori Atık Yağ: Bu kategoride yer alan atık yağlardaki ağır metaller aşağıdaki tabloda verilen sınır değerlerin üzerindedir. Klorür ile toplam halojenler 2000 ppm’in, PCB ise 50 ppm’in üzerindedir. Rejenerasyon ve rafinasyona uygun olmayan, yakıt olarak kullanılması insan ve çevre sağlığı açısından risk yaratan ve lisanslı tehlikeli atık yakma tesislerinde yakılarak zararsız hale getirilmesi gereken atık yağlardır.

Atığım Tehlikeli Mi Değil Mi Bilmiyorum, Ne Yapmalıyım ?

Atık Yönetimi Genel Esasları Yönetmeliği Ek-4 listesinde yer alan atıkların yanında * işareti olanlar tehlikeli atıklardır. Atık Yönetimi Genel Esasları Yönetmeliği Ek-4 listesinde (A) ile belirtilmiş olan tehlikeli atıklar, EK-III B’de yer alan tehlikeli atık konsantrasyonuna bakılmaksızın tehlikeli atık sınıfına girer. (M) işaretli atıkların tehlikelilik özelliklerinin belirlenmesi amacıyla yapılacak çalışmalarda, EK-III A’da listelenen özelliklerden H3-H8 ile H10 ve H11 ile ilgili değerlendirmeler, EK-III B’de yer alan konsantrasyon değerleri esas alınarak yapılır. Bu hüküm tehlikeli maddeler ile kontamine olmamış saf metal alaşımlar için geçerli değildir. Yani (A) ile belirtilmiş atıklar kesin olarak tehlikeli atık, (M) ile belirtilmiş atıkların ise analiz sonuçlarına bakılarak tehlikeli atık olup olmadığına karar verilir. Ancak Atık Üreticisi isterse analiz yaptırmadan (M) işaretli atığını Tehlikeli Atık olarak beyan ederek, tehlikeli atıkların kontrolü yönetmeliğine göre hareket edebilir. Bu ayırımın yapılabilmesi için atığı temsil eden numuneleri lisanslı bir akredite çevre laboratuvarında analiz ettirmek gerekir.

Atığımı Sınıflandırmayı Bilmiyorum, Atığıma Nasıl Kod Vereceğim ?

Oluşan Tehlikeli Atığın kodunun belirlenmesi için aşağıdaki basamaklar takip edilir.

Atık Yönetimi Genel Esasları Yönetmeliği EK-4 Listesinin 01 – 12 arasındaki başlıkları ile 17 – 20 arasındaki başlıkları incelenir ve ortaya çıkan atık, bu başlıklar altında geçen maddelerde bulunuyor ise atık kodu seçilir.

Eğer atık bu başlıklar altında değil ise 13, 14, 15 başlıkları incelenerek alt maddelerde uygun atık kodu belirlenir.

Eğer atık kodu bu başlıklar altında da yoksa 16. başlık incelenir ve atık kodu belirlenir.

Eğer atık kodu 16. başlık altında da yoksa atık, EK-4 listesindeki ana faaliyet başlığına uygun ve sonu “99- Başka Türlü Tanımlanamayan Atıklar” şeklinde biten kod olarak belirlenir. Bu belirleme sonrasında Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ndan kod ile ilgili onay alınması gerekmektedir.

Atıkları sınıflandırmada kullanılmak üzere Bakanlık web sitesinde Kılavuzlar bölümü altında Atıkların Sınıflandırılması Kılavuzu bulunmaktadır. Bu kılavuz kullanılarak atığınızı ne şekilde sınıflandıracağınıza ilişkin detaylı bilgi alabilirsiniz.

Tesisimizde oluşan atık yağları para karşılığı yağ toplayan kişilere satıyoruz. Bu uygulama ya sal olarak doğru mudur?

Atık Yağların Kontrol Yönetmeliği Hükümleri uyarınca atık yağlar ulusal atık taşıma formu düzenlenerek lisanslı taşıyıcılar vasıtasıyla lisanslı geri kazanım/bertaraf tesislerine gönderilmelidir.

SEVESO Bildirimini Kimler Yapar?

Büyük Endüstriyel Kazaların Kontrolü Hakkında Yönetmeliğin Ek-I Bölüm 1 ve Bölüm 2’sinde yer alan tehlikeli maddeleri bulunduran tüm kuruluşlar bildirimde bulunacaktır.

Hangi tesisler veya işletmeler ‘Proje Tanıtım Dosyası’ hazırlamalıdır?

17 Temmuz 2008 ve 26939 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan ÇED Yönetmeliği Ek-II listesinde yer alan faaliyetleri gerçekleştirecek gerçek ve tüzel kişiler proje tanıtım dosyası (Ön ÇED) hazırlamakla yükümlüdürler.

Proje Tanıtım Dosyası’ nasıl hazırlanır?

ÇED Yönetmeliğine göre, ÇED Raporuna tabi kurum, kuruluş ve işletmeler özelliklerine göre iki gruba ayrılmıştır. Birinci grupta yönetmeliğin EK-1 listesinde yer alan veya bakanlıkça “ÇED Gerekli”dir kararı verilen bir proje için özel bir formata göre hazırlanacak ÇED Raporu yer alır.

İkinci grupta ise, yönetmeliğin EK-2 listesinde yer alan projelere ÇED uygulanmasının gerekli olup olmadığının belirlenmesi amacıyla, proje sahibi, bir dilekçe ekinde Ek-IV’ e göre hazırlayacağı üç adet Proje tanıtım dosyası ve eklerinde yer alan bilgi belgelerin doğru olduğunu belirtir taahhüt yazısı ile imza sirkülerini Bakanlığa sunar. Bakanlık, proje için hazırlanan proje tanıtım dosyasını Ek-IV de yer alan kriterler çerçevesinde inceler.

ÇED Görüşü Nedir?

Çevre Etki Değerlendirme görüşü anlamına gelir .ÇED Görüşü, Çevre İzin ve Lisans süreci veya ruhsat sürecinde gerekli olan bir belge niteliğindedir. ÇED görüşü genelde ÇED raporu veya ÇED belgesi ile karıştırılır .ÇED görüşü sonucunda firmanın ne tarz bir sürece gireceğine karar verilir bu referans bilgi ile ÇED Yönetmeliği dogrultusunda EK-1 veya EK-2 kısmına girip girmeme durumuna göre bir plan dahilde süreç sekillenir. EK 1 kısmına girer ise ÇED raporu / ÇED belgesi alınması ,EK 2 kısmına girerse proje tanıtım dosyası (eski adı ÇED Ön Çalışma Raporu) hazırlanır. Her iki duruma da girmez ise ÇED görüşüne müteakip ÇED muafiyet yazısı alınır.

Neden ÇED Raporu hazırlanır?

Yapılması planlanan faaliyet öncesi ve/veya herhangi bir değişiklik durumunda (kapasite artışı, faaliyet yerinin değişmesi v.s.) faaliyet sahibi tarafından, ÇED Yönetmeliği’nin; EK-I’ inde yer alan projeler için ÇED RAPORU Çevre ve Şehircilik Bakanlığından Yeterlilik Tebliğine göre yetki almış kurum ve kuruluşlara hazırlatılarak Bakanlığa sunulması zorunludur.

ÇED Yönetmeliğine göre «ÇED Olumlu» kararı veya «ÇED Gerekli Değildir» kararı alınmadıkça hiçbir teşvik, onay, izin yapı ve kullanım ruhsatı verilmemekte, proje için yatırıma başlanamamakta ve ihale edilememektedir.

Çevresel Etki Değerlendirmesi yapılmaksızın başlanan faaliyetler Çevre Kanununun 15. Maddesi ve ÇED Yönetmeliğinin 19 (a) maddesi gereğince faaliyet durdurma ve Çevre Kanununun 20 (e) maddesi gereğince idari para cezası, ÇED Raporu veya Proje Tanıtım Dosyasında taahhüt edilen hususlara uyulmadığının tespit edilmesi durumunda ÇED Yönetmeliğinin 19 (b) maddesi ve Çevre Kanununun 20 (e) maddesi gereğince idari işlem ve idari para cezası uygulanmaktadır.

ADR ve ADR Belgesi Nedir ?

ADR (Tehlikeli Malların Karayolu ile Uluslararası Taşımacılığına İlişkin Avrupa Anlaşması) tehlikeli maddelerin, insan sağlığına ve çevreye zarar vermeden, güvenli ve düzenli şekilde kamuya açık karayolu ile taşınmasını sağlayan bir yönergedir.

Bu yönerge taşıma faaliyetinde yer alan gönderenlerin alıcıların, dolduranların, yükleyenlerin, boşaltanların, ambalajlayanların, taşımacıların ve tehlikeli madde taşıyan her türlü aracın operatör ve sürücülerinin sorumluluk, yükümlülük ve çalışma koşullarını da belirler. Bu yönetmelik kapsamında alınan belgelere ve sertifikalara ADR belgesi denir.

Bir başka anlatımla; ADR, taşımacılığın güvenli yapılabilmesi için konulmuş standartlar zinciri gibi düşünülebilir. Bu standartlara uygunluğun akredite olmuş kuruluşlar tarafından belgelendirmesi gereği yine ADR kuralının bir parçasıdır. Temel amacı tehlikeli maddelerin güvenli bir şekilde naklinin sağlanması olan ADR ile ayrıca, tehlikeli yüklerin sınıflandırılması, şartların belirlenmesi, güzergâhların ve park yerlerinin belli kriterlere uygun hale getirilmesi de hedefleniyor.

.

Tehlikeli Madde Güvenlik Danışmanı (TMGD) Kimdir?

Tehlikeli Madde Güvenlik Danışmanı ilgili taşıma moduna göre danışmanlık eğitimi almış ve 5 yıl süreli geçerli danışmanlık belgesine sahip olan kişilerdir.

Hangi Firmaların TMG Danışmanlığı Hizmetine İhtiyacı Vardır ?

Tehlikeli maddelerin Karayolu ,Demiryolu  ve Denizyolu araçları ile taşınması ile bağlantısı olan firmalar en az bir kişi olmak üzere TMG Danışmanı (ilgili olan taşıma türüne göre) bulundurmalı veya dışarıdan sözleşme şartına bağlı olarak destek almalıdırlar.

TMGD tebliği kapsamında İşletmelerin sorumlulukları ve yükümlülükleri nelerdir?

“Tehlikeli Madde Güvenlik Danışmanlığı Hakkında Tebliğ”  22/05/2014 tarihli ve 29007 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Söz konusu Tebliğ kapsamında, işletmelerin Tehlikeli Madde Güvenlik Danışmanı (TMGD) istihdam etme veya hizmet alması zorunluluğu 30/06/2015 tarihinde başlamıştır.

1)  Bu Tebliğ kapsamında faaliyet gösteren işletmeler, en az bir adet tehlikeli madde güvenlik danışmanı istihdam etmek veya tehlikeli madde güvenlik danışmanından hizmet almakla yükümlüdürler.

2)  Bir işletmede TMGD görevini TMGDS’ ye sahip olmak şartıyla; işletme sahibi, işletmede çalışan başka biri veya işletmede doğrudan çalışmayan biri de yapabilir.

3)  İdare, işletmenin işlem hacmi, faaliyet alanı sayısı, kaza yoğunluğu veya kaza riskinin artması gibi durumları dikkate alarak, gerektiğinde işletmelerin istihdam etmesi gereken TMGD sayısını arttırmasını isteyebilir.

4)  TMGD, bu Tebliğde belirtilen görevleri yerine getirirken bağımsızdır ve işletmeler tarafından bu görevleriyle ilgili olarak etki altında bırakılamaz.

5)  Bu Tebliğ kapsamında faaliyet gösteren işletmeler;

 

  • TMGD olarak sözleşme yaptığı veya sözleşmesine son verdiği kişi/kişileri 30 (otuz) gün içerisinde İdareye bildirmekle,
  • TMGD olarak görevlendirilen kişinin, İdare’ce verilen TMGDS sahibi olduğunu, İdarenin oluşturduğu elektronik sistemden kontrol etmekle,
  • TMGD’nin işi gereği ihtiyacı olan tüm bilgileri vermekle ve ihtiyacı olan araç ve gereci sağlamakla,
  • TMGD’nin tavsiye ve görüşleri doğrultusunda, tehlikeli madde taşımacılığını en emniyetli şekilde yapmakla,
  • TMGD’nin yükümlülüklerini tam anlamıyla yerine getirebilmesi için gerekli desteği vermekle,
  • TMGD tarafından hazırlanan yıllık raporları 5 yıl süre ile saklamak ve istendiğinde yetkili kişilere vermekle,
  • Talep edilmesi halinde, Anlaşmaya (ADR/RID) taraf ülkelerin yetkili kurumlarına veya bu amaçla belirlenen kurumlara danışmanların irtibat bilgilerini vermekle,
  • TMGD’nin iletişim bilgilerini, işletmede bulunan tüm çalışanlara yazılı olarak bildirmekle ve çalışanlar tarafından kolay erişilebilir yerlerde ilan etmekle,
  • İşletmede birden fazla TMGD istihdam edilmesi halinde danışmanların görev, yetki ve sorumluluklarının paylaşımını yazılı olarak belirlemekle,yükümlüdürler.

6)  İşletmeler, ADR/RID Bölüm 1.8.3.6’ya göre hazırlanmış kaza raporlarını İdarenin talebi üzerine sunmak zorundadır.

Neden Tehlikeli Madde Güvenlik Danışmanlığı Hizmeti almalıyım ?

Ülkemizin ADR Anlaşmasını imzalamasıyla birlikte ADR 2015 de yer alan 2914 adet tehlikeli maddeden herhangi biri ile faaliyet gösteren firmalar için 2015 Temmuz ayından itibaren Tehlikeli Madde Güvenlik Danışmanı (TMGD) istihdam etme veya hizmet alma zorunluluğu getirildi. Bu zorunluluğu yerine getirmeyen firmalardan ise her tespitte 1000 TL para cezası kesileceği bildirildi.

Atığım var, tehlikeli mi değil mi bilmiyorum, ne yapmalıyım?Atık listesindeki kodlar ve (A) ve (M) işaretleri ne anlama gelir?

Atık yönetimi genel esaslarına ilişkin yönetmeliğinin Ek-IV de (A) işareti ile gösterilen atıklar konsantrasyonuna bakılmaksızın tehlikeli atık sınıfına girerken aynı listede (M) işareti ile gösterilmiş atıklar EK-III B deki eşik konsantrasyonları üzerinde bir değere sahipse muhtemel tehlikeli atıktır. Bu ayırımın yapılabilmesi için atığı temsil eden numuneleri EK-III B analizi konusunda Bakanlığımızca yetkilendirilmiş lisanslı bir akredite çevre laboratuvarında atık üreticisi tarafından analizinin yaptırılması gerekmektedir.
Ayrıca doğal karakterleri ya da oluşmalarına neden olan aktiviteye bağlı olarak “Atık Yönetimi Yönetmeliği’nin ekinde yer alan Ek-III A’daki özelliklerden bir veya bir kaçına sahip olmaları ve Ek-III B de verilen tehlikeli özellikleri göstermeleri durumunda tehlikeli atık olarak sınıflandırılır.

Hangi atıklar tehlikelidir?

MSDS (Malzeme güvenlik Bilgi Formu) raporuna göre H1 den H14 özellikleri gösteren atıklar tehlikeli olarak sınıflandırılır.Tehlikeli olduğu bilinen bazı atıklar: boya, vernik, yapıştırıcı, kozmetik atıkları, laboratuvar kimyasalları, kullanım süresi geçmiş ilaçlar, boya fosfat çamurları, bazı arıtma çamurları, flüoresan, kondansatör, x-ışını tüpleri, basınçlı kaplar, kartuş toner atıkları sayılabilir.
Bununla birlikte, tehlikeli atıklar atık listesinde yıldız (*) ile işaretli atıklardır.

Atığın nakliyesini nasıl yapacağım?

Taşıma işlemi ve bedeli atık üreticisine ait olup, Tehlikeli Atıkların Kontrolü Yönetmeliği’ne göre tehlikeli atık sınıfına giren atıklar, Atıkların Karayolunda Taşınmasına İlişkin Tebliğ doğrultusunda “Atık taşıma araç lisansı” olan araçlarla sevk edilmelidir. Taşıma sırasında aracın tehlikeli atık taşıma lisans belgesi, sürücü eğitim sertifikası, gönderilen her atık tipi için ayrı olmak üzere firmanın bulunduğu ilin Çevre ve Orman Müdürlüğünden atık üreticisi firma tarafından alınacak Ulusal Atık Taşıma Formu ve sevk irsaliyesi doldurularak atığı taşıyan araç ile Bertaraf/ geri kazanım tesisine gönderilecektir.

o.

Lisanslı Nakliyenin Normal Nakliyeden Farkı Nedir?

Empty section. Edit page to add content here.

Lisanslı Nakliyenin Normal Nakliyeden Farkı Nedir?

Lisanlı araçlar tehlikeli atıkların taşınması için sızdırmazlık gibi özel önlemler alınmış ve Bakanlıktan lisanslanmış araçlardır. Yönetmeliğe göre Tehlikeli atıkların lisanslı araçla nakliyesi zorunludur. Normal nakliye araçlarıyla tehlikeli atık taşınmasına izin verilmemektedir.

Lisansız Araçlarla Atık Gönderebilir Miyim?

Atıkların Karayolunda Taşınmasına İlişkin Tebliğ doğrultusunda 50 kg’a kadar olan atıklar, lisanssız araçla nakliye edilebilmektedir.